|
"Emo Rock" teriminin ortaya çıkması da bu döneme rast geliyor. Ben de dahil çoğu kişinin düşündüğü gibi Emo, "emotional / duygusal"ın kısa hali değil. Yani duygusal, hüzünlü rock anlamına gelmiyor! Zamanında safça rollerde oynayan Emo Phillips adlı bir aktör varmış ve Fugazi Konseri'nde sıkılan bir seyirci, "siz gidin Emo Phillips'e rock yapın" diye bağırmış! Ancak grup, o gürültüden Phillips kısmını duyamamış. İzleyiciye "Emo Rock da nedir?" diye sormuşlar ve diğer izleyiciler de grubun bunu kendilerine sorduklarını, cevabı içinde bir soru olduğunu düşünmüşler. Tabii bu hikayenin bir şehir efsanesi olma ihtimali de çok çok büyük.
D.C.'deki bu patlama kısa sürdü. Çünkü başka bir yerde, başka birşey patlamıştı. Artık 90'ların başına gelmiştik ve X jenerasyonu tabir edilen kuşağın Grunge'ı doğurmasının zamanı gelmişti. Görkemli, depresif bir döneme damgasını çok ciddi bir şekilde vuran Grunge, bizden bir önceki kuşağı, "Yaşıyoruz ama, anlamı ne", "Herşey o kadar gereksiz ki", "Yavaş yavaş yokolmaktansa birden yanıp gitmeyi tercih ederim" hezeyanlarına iten müzik türü. Tam bu aralar Körfez Savaş'ı patladı ve insanlar o zamanlar müzik dinleyen herkes Nirvana ve Pearl Jam hayranları olarak ikiye ayrıldı. Nirvana yokoldu, Pearl JNe Oldu Ne Oldu Ne Oldu "Keşke onlar da yokolsaydılar" dedirtti. Seattle, bu yeni müziğin başkenti olmuştu, D.C.'nin pek de bir önemi kalmamıştı. İnsanlar, uzattıkları saçları ile yüzlerini örtüp, "Tanrım, çok bunalımım" ya da "Tanrım, haddinden çok bunalımım" sözleri ile şarkı dinler, depresyona girer, Kurt Cobain adlı bir "doğuştan kaybeden"in şarkı sözlerini mırıldanırlardı. Asla bir "Papa Roach" enerjisine sahip olmadı o jenerasyon, ama biz de onların sahip olduğu ruhu pek yakalayamadık.
Ancak bu dönem, Kurt'un, kafasına bir tüfek dayaması ile son buldu. Son bulan bir şey de Converse All Star ayakkabılarının satışı oldu. İntihar ettiğinde ayaklarında bunlardan vardı ve firma, bu fotograf üzerine ayakkabıyı pazardan çekti! Bir dönem, ciddi ciddi bitmişti!
Bir kahraman gider, yerine yenisi gelir...
Seattle Grunge Sahnesi, 8 Nisan 1994'de, Kurt Cobain'in ölümüyle büyük ölçüde dağıldı. Ancak küllerden yeni birşeyler doğuyordu. Üç yetenekli müzisyen tarafından, şimdiye dek yeryüzüne gelmiş en yetenekli şarkı yazarlarından birinin, daha 20 yaşındaki Jeremy Engik'in öncülüğünde kurulan, belki de şimdiye dek kurulmuş en yaratıcı ve ilham verici Emo Grubu, Sunny Day Real Estate (Dissapear) kuruldu. Bilinen bütün rock grubu klişelerini yerle bir ettiler. Medya ile çalışmadılar, birbiriyle anlaşamayan kaprisli grup üyesi profilleri asla vermediler. Hatta inanamayacaksınız ama, hiç senfonik albüm kaydetmediler O zamanlar yeni gruplar için bir prestij göstegesi olan California'daki kalabalık konserlere hiç çıkmadılar, sadece bir tane fotoğrafları vardı, ropörtaj yapmıyorlardı, tamamen bağımsız kalmayı tercih ediyorlardı. 'Diary' adlı bir albüm çıkardılar, günümüz Emo Rock'ı için belki de bir mihenk taşı bu albüm. İşin ilginç yanı, yoğun Katolik öğeler içeren şarkı sözleri, grubun koyu Hristiyan imajı ve Jeremy'nin, "Sadece İsa Mesih'i yücelten şarkı sözleri yazdığımız sürece şarkı söyleriz" açıklamaları yanında grubun bir üyesi Musevi idi!
Daha sonra dağıldılar (kendi sözleri ile "ara verdiler"). Jeremy bir solo proje gerçekleştirdi ve senfonik bir albüm yaptı!!! Diğer üye Dan çiftçi oldu, kalan üye Nate ise, eski Nirvana davulcusu Dave Grohl ile Foo Fighters'ı kurdu. Ancak Güneybatı'da, SNRE'in yolundan gitmeye başlayan başka bir grup vardı, Mineral (If I Could).
Gerçek bir Emo fanı olup olmadığınızı, mesela Mineral'in February parçası ile test edebilirsiniz. Sonunda ağlarsanız, gerçek bir Emo fanısınız. Eğer, "Bu adam şarkı söyleyemiyor ki, ee nakaratı nerde bunun, şarkı üç dakikalık enstrumental bişi ile bitiyor, bu ne be" derseniz ya da bütünüyle şarkı size çok karmaşık ve ağır gelirse... Sadece bir MTV izleyicisisiniz demektir. Koşarak Marc Anthony dinleme hakkınız saklıdır.
Mineral dağıldı, milyonlarca yeni grup türedi. Bir kısmı, Mineral için tribute albüm hazırladı ve bütün bunlar bizi günümüze getirdi. Şu an MTV ve basın, dünyaya sürekli yeni Emo grupları tanıtmakta... Bazısı gerçekten Emo, bazısı da cidden sadece özenti. Her siyah tişört giyip güneş gözlüğü takan, saçını boyayıp Weezer ya da Get Up Kids dinleyerek yanında "duygularını şarkı haline getirmek için" not defteri taşıyan emorocker olamıyor... Emo Rock, bir görünüş tarzı değil, aptalca bir şekilde pop ile hardcore karışımı birşeyler yapmak da değil... Pop değil, Marc Anthony değil, Trl değil... Biraz daha açıklamayı, geçmişteki ve günümüzdeki en önemli temsilcileri, ikinci bölümde bulacaksınız... Incubus - Drive demiş miydim? İyi o zaman, bir de - Crawling In The Dark diyeyim.. Siz de iyice havaya girin
|